Ben okuldayken bi yazı yazdım baba senin haberin yok. Sen hep çalıştın zaten çalışıyordun ben düşünürken de hep. Baba çok zaman geçti. Hiç değişmedim. Yine aynıyım yine bıçkınım yine korkuyorum, yine cesurum yine seviyorum her şeyi, düşünmeyi çok azını da yapmayı, demek isterdim baba… Ama diyemem şimdi hep korkuyorum baba hiç cesurluğum yok hep düşünüyorum baba sana yakışır mıyım ben. Emek verebilir miyim bir şeye bu kadar. Senin haklı çıkmanı hiç istemezdim sen de biliyorsun. Ama seni yine de çok anlamışım baba az önce okudum da yazıyı. Senin haritan değil falan demişim bu yol haritası. Bak baya empati yapmışım. Yani seni anlamışım. Yarım yamalak. Çok sevin baba oğlun senin gibi biri oluyor. Ne dediysen çıkıyor baba. Dediğin kadar yalnızım. Dediğin kadar da parasız. Dediklerini yapmadım baba biliyorum. Ama hep varolmaya çalıştım işte. Hep sevmeye çalıştım. Hep ne yapılması gerekiyorsa onu yapmaya. Sen de çok şey yapmışsın baba meğer, yeni yeni görmeye başladım. Hep 6:00 da kalkmışsın hep sevmişsin hep düşünmüşsün bizi. Hiçbir şeyin farkında olmadan, nasıl da çalışmanın ve sevmenin dünyanın tek gerçekliği olduğunu fark ettin bilemedim. Cahilliğime ver işte. Döndüm baba dediğin gibi oldu sen sevin. Oğlun senin istediğin gibi biri oluyor. Ya birden “babam ve oğlum” geldi aklıma sakladın gözyaşlarını yalancılık yapmayalım şimdi. Sulandık ikimizde iyi ki ışıkları söndürmüşüz haa… Neyse işte… Buradayım baba korktuğun gibi adana cezaevinde bulmadın beni buradayım baba yanındayım. Kucakla şimdi beni, çekinmezsek birbirimizden ağlayabilir miyiz ki utanmadan bağıra çağıra… Yok yok korkma tamam buradayım, uyumluyum istediğin kadar. Onlardan biri oldum bile…Sessizim işte… Ama baba ne biliyim hala bu düşüncemde aynıyım şunu söyliyim çok sevdik yaa valla bak… Biz çok duygusal çocuklarız baba sana çektim işte kime çektik… Tamam baba kabullendim her şey senin söylediğin gibi olacak Kürtler çok konuşuyo öğrenciler okula diye gidip terörist oluyo. Bu milyonların gözünde böyle, şimdi anladım. Girdim baba işte istediğin dünyaya, düşünüyorum şimdi sürekli ne olacağımı ne zaman evleneceğimi nasıl para kazanacağımı hep bunlar var kafamda inan bak. Başka bi şey düşünmek istesem de kısa sürüyor yine geliyor aklıma dolmuş parası. Korkuyorum ki ben senin kadar bile olmayacağım. O sana üstten bakan “feodal bağ” işte diyen oğlunu affedebilecek misin baba yok zannetmem! Sen affetmezsin, kızmazsın da çok. Seversin hep. Söylediğin gibi oldu baba arkadaşlarım hiç aramıyor, ben de nerde olduklarını bilmiyorum şu anda, parasız kalınca onların da olmadığını gördüm sen sevin işte … de ben ne yapacağım? Bunca şeyden sonra bir de tutunamayan evlat çekebilir misin ki, hiçbir işe yaramayan bir evlat. Hiçbir şeyden mutlu olamayan bir evlat…Artık harçlığını verince gözden kaybolan o yaramaz çocuk yok ki baba. Parayı ne yapayım desem kızarsın biliyorum. Hayat kızar sen değil, bunu da ben öğrendim işte nasılım? Düzelmişim değil mi? Düzeldim düzeldim. Para her şey … Yalnızlık baba o hiç kalmam ben dediğim yalnızlık işte bi ikimiz kaldık koca evde sanki. Ayak seslerimizden tanıyacak mıydık birbirimizi lavaboya giderken… Böyle oldu.
“Kafanı duvarlara vurursun demiştin” öyle net ki o sözün hatırımda. Doğru çıkmadı ama duvarlar tek gelmediler, birleştiler üstüme geldiler baba…Doktor ilaç verdi baba duvarları durdurursun dedi. Duvarlar işte öyle ya da böyle karşısına çıkıyor insanın uzun kilometreler gibi, koca koca bulutlar gibi. Senin gibi bi yerde bekliyorlar insanı “nasıl olsa gelecek dediğim yere” der gibi. Tamam baba kalmadım orda geldim. Korkma!
Diyebilir misin sen de “korkma oğlum ben varım diye”? Korkma, en delikanlısının gözünün üstüne vur diye. Sen dersin sen benden daha cesursun. Yıkılmadan savrulmadan senin kadar kalabilsem baba, senin kadar götürebilsem her şeyi yolunda olmaz gibi yapamam gibi NE DERSİN?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder