Hocam kaç zamandır size yazmayı düşünüyordum. Fakat bunun bile çok önemsiz olduğunu düşünecek kadar olumsuz fikirler üretiyorum son zamanlar. Okul bittikten sonra ilk bir iki ay çok sıkıntı yoktu. Ama şimdi öyle değil. Kendi hayatıma yön verecek kadar dahi gücüm yok. Her şey benim için önemsiz. Okuldayken okul bitince ne yaparız diye tam olarak düşünmemişiz demek ki. müthiş bi boşluğa düştüm. çevremde de beni anlayacak ortak dili yakalayabileceğim kimse yok.
okumak yazmak bunları yaparken o kadar zorlanıyorum ki. hiç bir şey ilgimi çekmiyor. her şeyi yaşadım bitirdim gibi. kendimi zorlayıp bir kaç öykümsü bir şeyler yazmaya çalıştım.onlardan birini şimdi gönderiyorum. yani e mail ile.
düşüncelerim hiç bir şeyi yeniden kuracak durumda değil. bazen hep sızlandığımı görebiliyorum. ama bunu değiştirecek bir şeyler de yapamıyorum. neden böyle olduğunu bilmiyorum. hep bi üzüntü içindeyim. konuşabileceğim tüm arkadaşlarım başka şehirlerde. ankara yalnız kalan bir için hiç uygun bir şehir değildir. kimseyle sokakta tanışamazsınız. herkesin bir işi vardır. aylak kimse yoktur. varsa da bu aylaklar başka aylaklarla tanışmak istemiyorlar. serbest bir şeyler yapmak çok zor. ya da bana hep öyle geldi bilmiyorum.
İŞ: ben ne iş yapabilirim bunu bilmiyoruum. müzik zor çünkü uygun mekan bulmak uygun arkadaşlar bulmak çok zor. kpss ile de bir yerlere girmek ben istemiyorum. neden istemediğimi çok iyi analiz edemedim. ama ben akşama kadar oturamam. bankalarda da memurların ne kadar çalıştığını ve sıkıldığını göre göre bankalara giremem. şimdilik özel bir frmada ayak işlerine bakıyorum. 850 tl ücret alıyorum.
AİLE: ailemse benim bi işe yaramadığımı düşünüyor. onlar da şu anda çalıştıkları yerde mutsuzlar ve buna daha fazla dayanamıyorlar. beni okutmak için sıkıntı yaşadıklarını benim ise emekleri boşa çıkardığımı bitirdiğim bölümle ilgili hiç bir şey yapmadığımı, benim ilerde çok mutsuz ve yalnız ve hatta beş parasız kalacağımı bana da kabul ettirdiler. babam 1000 lira alıyor aylık.
TÜM BUNLAR BİRLEŞTİĞİNDE KAFAMDAKİ SONUÇ: "bir şeyler için tren kaçıyor yakalamak gerek. " bu algı beni bitiriyor. boş zamanlarımda hiç bir şey yapamıyorum. çünkü bu kaçan trenlerden hangisinin daha önemli bir şey taşıdığını hangisini yakalayıp atlasam mutlu olacağımı düşünüyorum hep. ailem için toplumun gözünde "bir şey" olmalıyım. sırf bunun için mücadele etmeliyim
ASKERLİK: geldik sonaaa... Benim için daha zor gelen şu anda başka bir şey yok. Vicdanımın reddettiği bir yere nasıl gideceğim bilmiyorum. Aslında biliyorum ki(küçük dozda bile yeter) işin içine mizah katabilirsem tarihe geçecek bir asker olurum. Ama ben artık kendi cinselliğime yapamayışlarıma aptallıklarıma tutnamayışıma toplumun düştüğü duruma gülemiyorum. Ve kafaya takıyorum. Gülemediği şeylere de ağlıyor insan.
ARKADAŞLARIM: Herkes bi yerlerde hocam ve de yalnız. Birbirimizi neden bıraktık bilmiyorum. Hafta sonu istanbul'a serkanı görmeye gittim. Hiç bir şey eskisi gibi değil.
MÜZİK: Bağlamayı da artık çalmıyorum gibi bi şey. Motivasyon şöyle oluyordu bizde: Diyelim ki çok kötü şeyler oldu. Gözaltı oldu, tutklama bile çıktı. Ya da bir arkadaşım sevgilisnde ayrıldı. Aramızda müthiş gırgır dönerdi. Herkes bu kötü durumdayken daha çok gülerdik. Daha çok bağlanırdık her şeye. Bir daha olsun tüm bunlar, yine gülelim derdik içimizden.
neyse hocam sizi çok özledim. Bediz hocayı, Ali hocayı, Mustafa hocayı da. Hep yazmaya çalşıyorum olmuyor.
Bu mektupta "bilmiyorum " kelimesini çok kullanmışım. Sonra düşündüm ki ben bu bilmiyorum kelimesinin geçtiği konuları biliyorum. O halde neden "bilmiyorum" yazıyorum. İfade edemiyorum hocam sadece bu. Yaza yaza öğreneceğim, okumak da gerekli biliyorum toparlayacağım...
20 Ağustos 2009 Perşembe
Kaydol:
Yorumlar (Atom)